Kapat
Türkçe English

Pelin Özer ile ‘’Kendinin Editörü Olmak’’

Pelin Özer ile “Öğretilemeyen Şeyler: Kendinin Editörü Olmak” 6 Nisan Şubat - 11 Mayıs 2021 Salı Akşamları 19:30 - 21:00
  Sepete Ekle
BİZİMLE İLETİŞİME GEÇ

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇ


Teşekkür Ederiz,
En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz
  • Pelin Özer ile “Öğretilemeyen Şeyler: Kendinin Editörü Olmak”

     

    Pelin Özer, sezgi, deneyim ve kişisel birikimden müteşekkil bir kopuş çağrısı olarak kurguladığı “Öğretilemeyen Şeyler Atölyesi”nin bu serisinde “Kendinin Editörü Olmak” üzerine yoğunlaşacak. Yirmi dört sorunun cevaplanacağı atölye altı hafta sürecek ve bir buçuksaatlik buluşmalardan oluşacak. 

    Tür ayırt etmeksizin yazıyı merkeze almakla birlikte tüm yaratım alanlarına uyarlanabilecek atölye, kişinin kendi olanak ve sınırlarının farkına vararak yapıtını yalnız başına tamamlayabilmesi için gerekenleri öncelikle kendinde bulup geliştirebileceği iddiasıyla yola çıkıyor. Editörlük ve yazı deneyiminden yola çıkarak sezgisel düzlemden ev yapımı bir kuramsal alana geçerken her an hareket halindeki bir salıncakta katılımcılarla birlikte yükselip alçalmaya hazırlanıyor.

    Sorulara yanıt verirken katılımcıları yazdıkları, yazmayı hayal ettikleri ve yazıyla ilişkileri özelinde kendilerini sorgulamaya, açmaya, keşfetmeye, esnetmeye, dönüştürüp çoğaltmaya, hafifletip seyreltmeye yöneltmeyi hedefliyor. 

    “Herkes yazar olabilir” demeden “Acaba yazmak gerçekten kader mi? Yazmadan durabilir miyim? Yazdığıma ne kadar sahibim? Yazımın yönünü kendi kendime tayin edebilir miyim?” gibi sorulara içtenlikle yanıt arayıp yazısının işçisi, sırdaşı, suç ortağı vb. olmaya niyet edenlerin safında yer alıyor. 

    Pelin Özer önerdiği ve temelini attığı “Öğretilemeyen Şeyler” kavramını katılımcılarla birlikte geliştirerek yeni bir tartışma ve yaratım bahçesi kurmayı arzu ediyor.

     

    “Kendinin Editörü Olmak”

    24  Soru’ya Altı Buluşma (Hafta) Boyunca Referanssız Yanıtlar ve Hep Birlikte Düşünüp Sezgiden -O Sahipsiz Boşluktan- Doğan Bir Kavramı Hayata Geçirme Önerisi) 

     

    Birinci Buluşma

    1) Kendini alternatif-yapıcı-içsel-eylemsel bir karşı-duruş olarak sunan “Öğretilemeyen Şeyler” kavramı nasıl oluştu? 

    2) Bu kavramın yazınsal ve yaratıcı alanlardaki karşılığı nedir?

    3) Yazınsal uzamda “Kendinin Editörü Olmak” ne anlama gelir? 

    4) Yaratıcı kişi editörlük vasfına sahip olmalı mıdır? Bunun editörlük mesleğinden farklılıkları nelerdir? 

     

     

    İkinci Buluşma

    1) “Kendinin Editörü Olmak” bir beceri midir? Yetenek gibi doğuştan mı gelir yoksa sonradan öğrenilip geliştirilebilir mi?

    2) Doğup olgunlaşmak için kütüphaneye ya da gelişmiş bir veritabanına ihtiyaç duyar mı? Tek kullanımlık bilgilerden nasıl ayrılır?

    3) Bir rehber aramayı düşünür mü kendine? Usta-çırak ilişkisine nasıl bakar?

    4) Sistemleşmeye direnen bir sistem nasıl oluşturulur? Sezgi ele avuca, kalemin ucuna gelir mi? Ona nasıl kulak verilir? 

     

    Üçüncü Buluşma

    1) Yaratıcı metni ile arasına mesafe koyabilir mi, koymalı mıdır?

    2) Yaratıcı sınırları belirlenmiş türler ile arasına mesafe koyabilir mi, koymalı mıdır?

    3) Yaratıcı önceden belirlenmiş her türden kural (dilbilgisi, cümle kuruluşları, anlatı teknikleri vb.) ile arasına mesafe koyabilir mi, koymalı mıdır?

    4) Yaratıcı yazdığının öncesini ve sonrasını kapsayan uçsuz bucaksız alanı avcunda tutabilir mi? Orada bilinçle mi yol alır yoksa başlangıçta belirlediği iki ucu birleştirmeye mi uğraşır?

     

     

    Dördüncü Buluşma

    1) Yazan kişi boşlukta nereye, nasıl çadır kurar? Yönünü nasıl tayin eder?

    2) Oryantasyon ve dezoryantasyon hisleriyle nasıl başa çıkılır? Bu mümkün müdür? Bu bağlamda metinde (metne) ve yaratıda (yaratıya) yayılıp kaybolmanın ardından toparlanıp koordinatları tayin etmekten söz edilebilir mi?

    3) Yazan kişi yazdığına hâkim midir? Yazdığının mahkûmu mudur? Metin ile ilişkisinin tonunu kendisi belirleyebilir mi?

    4) Hâkimiyet-mahkûmiyet bağlamında hangi dinamiklerin başrolde olacağını kestirmek olası mıdır?  

     

    Beşinci Buluşma

    1) Kişi okuyup öğrendiklerinden bağımsızlaşarak kendi özüne-sözüne erişebilecek esneklikte midir?

    2) Unutmak, özümsemek, benimsemek, hazmetmek… Bunlar, üzerinde bilinçle denetim kurabileceğimiz süreçler midir yoksa bir kendini kandırma temrininden mi ibarettir?

    3) Bu kavramların dönüştürülmeleri olasılığından söz ettiğimiz anda yepyeni bir algı toprağına mı ekilmiş oluruz?

    4) Bu bilinçli sürgünden nasıl bir yenilik yeşerecektir? Böyle bir sezgiye uyanılabilir mi?

     

    Altıncı Buluşma: 

    1) Başka kitaplardan ve bilirkişilerden bağımsız bir içselleştirme, kendinden öğrenme süreci nasıl işler? 

    2) Bunu göze almak gözüpeklik midir? Ucu nereye varır? Amaç ne olursa olsun bir yere varmak mıdır? Oranın karanlık mı aydınlık mı olacağına dair bir sezgi geliştirilebilir mi? Böyle bir sezgi standart bilgi olarak değerlendirilebilir mi?

    3) Yoksul yazı nedir? Böyle bir kavramsallaştırmanın yapıt düzleminde ele alınması yaratıcısına nasıl bir hafiflik sağlar?

    4) Yaratıcının somut ve soyut düzlemlerde kendini yazar-okur-editör gibi farklı kişiselliklerle —çoğalıp çoğaltarak— değerlendirebilme yetisine sahip olması nasıl açılımlara gebedir? Bunlar yoksul ve (bu sayede) bağımsız sanat özelinde ne anlama gelir?

     

     

  • Taksit
    Taksit Tutarı
    Toplam Tutar
    1
    650,00 TL
    650,00 TL
    2
    334,75 TL
    669,50 TL
    3
    225,33 TL
    676,00 TL
    4
    170,63 TL
    682,50 TL

    Garanti Kredi Kartları

  •  Bu ürünle ilgili yorum yapabilirsiniz
    Oyla:
Takipte Kalın

Butik Global © 2021 | Bu site RGS Yazılım® E-ticaret Yazılımı ile hazırlanmıştır